| Peşrev |
Hüseyin Fahrettin Dede |
|
| Peşrev |
Neyzen Yusuf Paşa |
|
| Saz Semâîsi |
Neyzen Yusuf Paşa |
|
| Aceb hayran oldum aşka uyaldan |
Meçhul |
|
| Acı bensiz yola çıkmaz yara bensiz kanamaz |
Metin Everes |
|
| Ah edip ağla gönül hasret-i dildâr ile sen |
Alâeddin Yavaşça |
|
| Akşam treninde biri var en sona kaldı |
Fethi Karamahmudoğlu |
|
| Aksaray'dan geçer iken çevirdiler yolumu |
Meçhul |
|
| Alemi yandırdı yaktı âh-ı âteşzâdımız |
Hacı Fâik Bey |
|
| Anlayan yok nâr-ı aşkın şiddet-i buhrânını |
Cinuçen Tanrıkorur |
|
| Âşık olan ciğerin ateşe dağlar ağlar |
Bolahenk Nuri Bey |
|
| Aşk yolunda can veren bu masumlar eştiler |
Sadettin Kaynak |
|
| Bak yine sana geldim |
Bilge Özgen |
|
| Bakmıyor gayri güzelim yüzüme |
Hikmet Efendi |
|
| Beni mecnûn eden sensin |
Kaya Öztaş |
|
| Berk-i gül ey gonce-fem sen gibi ter-dâmen midir |
Tab'î Mustafa Efendi |
|
| Bilmiyorum n'oldu bu dem ey gönül |
Dellalzâde |
|
| Bin ömre değer bir gecenin zevk u safâsı |
Râkım Elkutlu |
|
| Bir gün dökülür belki bu sînendeki güller |
Fehmi Tokay |
|
| Bir mehveşe bağlandı gönül hayli zamandır |
Hacı Fâik Bey |
|
| Bir yaz günüydü ayrılmıştık birbirimizden |
Şekip Ayhan Özışık |
|
| Bülbül-veş figân eyler âşık vakt-i seherde |
Alâeddin Yavaşça |
|
| Can vatan canan vatan bûy-i vatan |
Sadettin Kaynak |
|
| Cânâ kamer-tâl'atın heman dırahşan görünür |
Hâfız Post |
|
| Dalarım kaygıya inceden ince |
Fethi Karamahmudoğlu |
|
| Der yemeni pîşi menî |
Şeyhülislâm Es'ad Efendi |
|
| Derd-i aşka müptelâ bir ney bir ben bir gönül |
Ahmet Aksoy |
|
| Devran içre devrânım şükür Elhamdülillâh |
Zeki Altun (Hâfız) |
|
| Dil derd ü mihnet çekmekte her an |
Hacı Fâik Bey |
|
| Dil mest olur hûş-yâr iken |
Hâfız Mehmet Efendi (Ketânî) |
|
| Düştü gönlüm sen gibi bir zâlime |
Santûri Ethem Efendi |
|
| Düştü gönlüm sen gibi bir zâlime |
Muallim İsmail Hakkı Bey |
|
| Eğer hâlk etmeseydi zatını Hak yâ Resûlallah |
Muâllim İsmail Hakkı Bey |
|
| Figanın aksi doldurdu cihânı |
Hacı Fâik Bey |
|
| Gâh anıp gamzen senin feryâd ü efgan eylerim |
Hamparsum Limoncuyan |
|
| Gâhigâh kendime gelirim |
Hüseyin Efendi |
|
| Gedâmız (Gedâyız) bâyâ(şâha) baş eğmez dil-i âgâhımız vardır |
Itrî(Buhûrizâde Mustafa Efendi) |
|
| Gel benim ey dilber-i şûh-i şenim |
Bolahenk Nuri Bey |
|
| Gel ey mihr-i vefâkârım |
İzzettin Hümâyi Elçioğlu |
|
| Gel ey sabâ o gül-i hoş-nümâyı söyleşelim |
Osman Ağa |
|
| Gel son nefesten evvel hastana derman getir |
Sadi Işılay |
|
| Gittin artık gözlerim kan ağlasın |
Alâeddin Yavaşça |
|
| Gönlüm sana bilsen ne kadar bağlı derinden |
Osman Nûri Özpekel |
|
| Görmüş mü mislin âyâ zamâne |
Hacı Fâik Bey |
|
| Günâhım hadden efzûndur bana rahmeyle Allah'ım |
Amir Ateş |
|
| Günde bin kez öldürürsün bin dikendir sözlerin |
Suphi İdrisoğlu |
|
| Haram olsun bana ey çehre-i gül-gûn-i müstesna |
Muallim İsmail Hakkı Bey |
|
| Hasretinden her dem ağlar gözlerim vuslât diye |
Sadettin Çevik |
|
| Hem-demin ağyar imiş ey bî-vefâ |
Rif'at Bey |
|
| Her arzumu gönlümden çalıp ta giden yıllar |
İsmail Demirkıran |
|