| Bahçede güller açtı her yana koku saçtı |
Fehmi Tokay |
|
| Bir düşün böyle mi çarpardı şu kalbim daha dün |
İsmail Baha Sürelsan |
|
| Çekme zahm-ı dil içün merheme zahmet cânâ |
Dellalzâde |
|
| Ey gonce-i nâzik tenim |
Sultan II.Mahmut (Adlî) |
|
| Gevher gibi rîzân olayım böyle gerektir bu |
Dellalzâde |
|
| Gizli bir aşkın esîri oldum eyvâh neyleyim |
Yılmaz Karakoyunlu |
|
| Gömdüm her arzuyu ben kalmadı neş'em hevesim |
Mustafa Çağlar |
|
| Gözleri elâdır yeşil arası... |
İsmail Baha Sürelsan |
|
| Gülü seven bülbül gibi aşk bahçenin dalındayım |
Ömür Gençel |
|
| Günler nasıl olsa geçiyor fakat ermiyor geceler sona bir türlü |
İsmail Baha Sürelsan |
|
| Her arzumu gönlümden çalıp ta giden yıllar |
İsmail Demirkıran |
|
| Hüzün dolu gönlüme giriversen ne olur |
İsmail Demirkıran |
|
| Kamet-i yâre nazar kıl nahl-i mevzûn böyledir |
Dellalzâde |
|
| Kul olurdum halk-ı âlem olmasa kulun eğer |
Dellalzâde |
|
| Ne zaman ol gözü mestâne gelir hâtırıma |
Yüksel Kip |
|
| Pınar başında sandım bir söğüt dalı Ayşe'm |
Sadettin Kaynak |
|
| Sahbâ-yı muhabbet kadehi cânâ döküldü |
Muallim İsmail Hakkı Bey |
|
| Sana ben olmuşum ümmet |
Zeki Altun (Hâfız) |
|
| Serâpâ hüsn ü ânsın dil-sitansın nâz-perversin |
Muallim İsmail Hakkı Bey |
|
| Usandın mı gülüm benden |
Markar Ağa |
|
| Yâdıyla uzaklarda düşer derde gönül |
Yılmaz Karakoyunlu |
|